İzlenimlerim
Canlı seyrederken şöyle düşünmüştüm: “Moderatör, Sayın Erdoğan’ın bir daha söz alıp cevap verirse sert konuşacağını düşündü. Elleriyle dokunması, bir idare amiri engellemesi gibi değildi.
Samimiyet jestleriyle yumuşatıp sonuç almak içindi. Sırnaşık bir hal alınca Sayın Erdoğan, haklı olarak birden elektriklendi. Erdoğan’ın bir özel duyarlılık noktası var mizacında, elle kolla müdahaleye karşı… Oraya dokundu, moderatörün gayretkeşliği. Öyle bir tepkiyle karşılaşacağını bilseydi, moderatör o işi yapmazdı. Öyle bir müdahale olmasaydı, Sayın Erdoğan’ın Peres’e cevabı o üslupta olmazdı. Bir sürü terslik ve aksilik bir araya geldi.”
Dil farklığı problemi de var tabii… Erdoğan, eliyle çekiştiren moderatöre dönüp: “Ellerinizi lütfen çekin. Haddinizi ve görevinizin sınırlarını aşmayın. Burada panelcilik oynamıyoruz. Ben başbakanım, lüzumlu ve zaruri görürsem, her ortamda ek açıklamalar yaparım.” Son tepki cümlesini şöyle kurabilirdi: “Nezahetsizliğe dönüşen bu paneli şimdi terk ediyorum. Hatta Davos’a bir daha katılmama kararı almayı da düşünüyorum.”
Aynı etki yine sağlanırdı.
Peres’e hitap ederken, yaptıklarının insanlık değerleriyle bağdaşmadığını ifade etmekle beraber, vaktiyle zulümlere uğramış bir milletin lideri olarak başkalarına zulmetmenizi anlamakta zorluk çekiyorum. Bir düşünür “en büyük zalimler dünkü mazlumlardan çıkar” diyordu, insan psikolojisinin girift bir yönüne temas etmiş. Böyle olmamalı. Esasen tarafların en büyük ihtiyacı normalleşmedir. Lütfen normalleşmeye, rasyonelleşmeye, barışa, demokratik gelişmeye katkıda bulunmak yolunu seçiniz. Dünya konjonktürü, Sayın Obama’nın gelişiyle ve insanlığa umut sunan söylemleriyle yeni bir umut bekleyişi dönemindedir. Sizi bu umudu boşa çıkarmama sorumluluğuna davet ediyorum. Kendinizi savundunuz, kendi açınızdan. Onlara cevap vermek benim için çok kolay. Ama ben istiyorum ki; bir özeleştiri olgunluğuyla, kendi hatalarınız ve yanlışlarınız üzerinde de durarak, insanlığa olan borcunuzu ödeme değişimini gerçekleştirme zamanının geldiğini düşünün ve tecrübeli bir devlet adamı olarak hükümetinizi, milletinize insanlığın beklediği değişim mesajlarını vererek dostane temennilerimizi karşılıksız bırakmayın.
… Böyle konuşmaya çalışırdım. Onu muallâkta bırakma ve tutunacak yer arama mahcubiyetine maruz bırakmanın ifadelerini seçmeye ve kullanmaya çalışırdım… Ve bunu aslında Sayın Erdoğan da gayet güzel yapabilirdi.
“Hamas’a terör örgütü diyorsunuz. Aslında El-Fetih de, Hizbullah da terör örgütü. Ama bunlar öyle olmaktan çıkmak istiyorlar. Bu çaresizlikten kurtulmak, hakça bir barışı gerçekleştirip, ülkelerinin kalkınması yolunda normal ve demokratik gelişme mihverine kavuşmak istemiyor olabilirler mi? Demokrasi bir sözle, bir adımla gelmez; bilirsiniz. ‘Önce bölgeyi normalleştirelim, sonra suçlama hakkını kendimizde görelim’ dersem, yanlış mı söylemiş olurum? Arafat’ın da amacı ve ideali terörist olmak değildi; öyle olmadığı sonradan görüldü ve bu yüzden tepkiler de aldı. Sizi bir farklı bakışa, bir yeni düşünceye, bir yeni üsluba davet ediyorum.”
… Yanlış mı olurdu böyle bir hitap tarzı? Zaaf mı ifade ederdi acaba? Bana göre Peres, böyle bir kuşatıcı hitap tarzı karşısında minicik kalırdı, adeta noktalaşırdı.
Sayın Erdoğan, jest adamıdır. Bu tarafını çok severim. Oradaki tepkisini de sevdim ama, benim daha ileri bekleyişlerim de var; onlardan vazgeçemem.
Dünya onun yalın ve samimi üslubuna alıştı. Tam alışamasa bile sempatik buldu. Ama bir çekingenliği ve mesafe koyma ihtiyatlılığını telkin eden bir tutukluğun doğmasından endişe duyduğum da oluyor. Obama’nın temsilcisi, protesto için değil, ortalık serinlesin diye erteledi ziyaretini. Bence öyle. Dünya kamuoyunun en olumlu yargısı, Sayın Erdoğan’ı samimi bulmalarıdır. Dış temaslarındaki karşılaşmalarda bunu yakından seziyorum. Baykal inanmıyor, inanmaz görünmeyi tercih ediyor ama; Batı, Sayın Erdoğan’ın, Sayın Gül’ün demokratlığına inanıyor. Hallerine, nasiyelerine, gözlerine bakarak inanıyor. Eksiklikler görmesine rağmen inanıyor. Bu şans, bu imaj, hem çevre popülizminden hem tepkisellik telkinlerinden korunmalıdır.
İzlenimlerim [Zaman]
bir yorum yazın