YazYaz

Polisiye Romanın Uzun Hikâyesi

Posted in Beşir Ayvazoğlu by YazYaz on 12 Feb 2009

Zaman’ın Cumartesi ekinde, Selim İleri’nin bir yazısından hareketle bazı yazarlara sırf para kazanmak için yazma zorunda kalıp kalmadıkları soruldu. Aslında bu soru, “Para kazanmak için tabii şartlarda imzanızı koyamayacağınız kötü metinler yazmak zorunda kaldınız mı?” şeklinde olmalıydı.

Böyle bir konu gündeme getirildiği zaman, yazıdan başka geçim kaynakları olmadığı için sürekli yazmak zorunda kalmış Peyami Safa ve Kemal Tahir gibi yazarları hatırlamamak mümkün değildir. Bu iki büyük yazar, yazarak para kazanmanın çok zor olduğu zamanlarda -aslında bizde her zaman zordur- asıl imzalarını atamayacakları, sıradan zevklere hitap eden aşk romanları, polisiyeler vb. yazmak zorunda kalmışlardı. Ancak ikisinin de müstear isimlerle yayımlanan bu romanlarında zaman zaman asıl imzalarıyla yazdıkları kadar başarılı oldukları bilinen bir gerçektir.

Bilindiği gibi, Server Bedi müstearını kullanan Peyami Safa, 1924 yılında Maurice Leblanc’ın Arsen Lupin’ini örnek alarak tasarladığı Cingöz Recai tipi beklenmedik bir ilgiyle karşılanınca devam et­meye karar vermiş ve 1924-1928 arasında onar kitaplık Cingöz Recai’nin Harikulâde Sergüzeştleri ve Cingöz Recai Kibar Serseri dizilerini yazmıştı. Bir ara Recai’nin maceralarına son vererek Cıva Necati, Kartal İhsan, Çekirge Zehra ve Tilki Leman gibi yeni kahramanlar da üretti; fakat bunlar tutmayınca ilk göz ağrısına dönerek Cingöz’ü ömrünün sonuna kadar maceradan maceraya koşturdu.

Kemal Tahir, Ziya İlhan’a yazdığı bir mektupta, alaycı bir dille, bir zaman yakın dostlarından olduğu Peyami Safa’nın zabıta romanları (polisiye) yazarak cemiyetin edebiyat (!) ihtiyacını karşıladığını söyler. Ne var ki 1950′lerde o da polisiyeye bulaşmak zorunda kalacaktır. 1953 yılında kurulan ve yayın dünyasına kapaklarında canlı renkli resimlerin bulunduğu cep kitaplarıyla fırtına gibi giren Çağlayan Yayınevi, 1954 yılında Mickey Spillane adlı Amerikalı bir polisiye roman yazarının Kanun Benim adlı romanını yayımlar. Suçluları bizzat cezalandıran çapkın ve korkusuz bir detektifin, Mike Hammer adlı maceralarının anlatıldığı roman o kadar büyük ilgi görür ki, kısa sürede yüz binin üzerinde satış yapar. Bu inanılmaz bir başarıdır. Romanı kim mi çevirmiştir? F. M. İkinci, nam-ı diğer Kemal Tahir…

Çağlayan Yayınevi derhal yazarın diğer romanlarını da bulup Kemal Tahir’e çevirtir: İntikam Pençesi, Kahreden Kurşun, Kanlı Takip ve Son Çığlık. Aslında başka bir kahramanın hikâyesi olan Kahreden Kurşun, Kemal Tahir tarafından ustalıkla bir Mike Hammer hikâyesine dönüştürülmüştür. Bu arada Plastik Yayınları adıyla yeni bir yayınevi kurulur ve Mickey Hammer rüzgârından yararlanmak için Spillane’nin yeni bir romanını çevirtir: Benden Kaçamazsın. Onu başka bir yayınevinin çıkardığı Ölüm Çemberi takip eder.

Sonunda deniz biter. Çünkü Spillane, altı Mike Hammer romanı yazdıktan sonra polisiye roman yazmayı bırakarak Yehova Şahitleri arasına karışmıştır. Hâlbuki Türkiye’de bu detektifin hikâyelerine büyük bir talep vardır. Böylece F. M. İkinci, Mike Hammer romanları yazmaya başlar. Bu romanların ilki Derini Yüzeceğim adını taşımaktadır. Bunu Ecel Saati, Kara Nâra ve Kıran Kırana adlı romanlar takip eder. Belki de Kemal Tahir’in arzusuyla, bu romanlar Spillane değil, F. M. İkinci imzasıyla yayımlanmıştır. Plastik Yayınları ise Afif Yesari’nin yazdığı sahte Mickey Hammer’leri Spillane’nin imzasıyla yayımlar. 1962 yılında yeniden polisiye roman yazmaya başlayan Amerikalı yazar, belki de hayatının sonuna kadar Türkiye’de kendi adıyla iki yüz elli civarında Mickey Hammer romanı yayımlandığını hiç öğrenememiştir.

Bu kadar bilgiyi nereden mi edindim? Erol Üyepazarcı’nın geçen yılın sonlarında yayımlanan Korkmayınız Mister Sherlock Holmes adlı iki ciltlik harika kitabından… “Türkiye’de Polisiye Romanın 125 Yıllık Öyküsü (1881-2006)” alt başlığını taşıyan kitap o kadar zengin ki, üç aydır elimden bırakamıyorum. Birinci bölümde, polisiye romanın ne olduğunu, niçin yazıldığını, nasıl bir ihtiyacı karşıladığı anlatan Üyepazarcı, daha sonra polisiye edebiyatının dünyada nasıl ortaya çıktığını ve nasıl geliştiğini anlatıyor. Sonraki bölümlerde Türkiye’de telif ve tercüme polisiye romanın heyecan verici macerasını polisiye roman okur gibi heyecanla takip ediyoruz.

Erol Üyepazarcı, 1997 yılında Türkiye’de sadece eski harflerle yayımlanmış telif ve tercüme polisiye romanları ele aldığı, aynı ismi taşıyan küçük bir kitap yayımlamıştı ve ben onun hakkında da yazmıştım. İkinci cildi beklerken, tam on bir yıl sonra, belki Avrupa dillerinde bile benzeri bulunamayacak toplam 1148 sayfalık dev bir araştırmayla karşımıza çıkan değerli yazarı bütün kalbimle tebrik ediyorum. Yüzlerce kaynak eseri ve binlerce polisiye romanı satır satır okuyarak yazdığı bu kitap, hakikaten çok büyük emeğin, o titiz bir işçiliğin ve sevginin ürünüdür. Meraklılarına hararetle tavsiye ederim.

Not. Korkmayınız Mister Sherlock Holmes, Oğlak Yayıncılık tarafından Maceraperest Kitaplar serisinde yayımlandı. Geniş bilgi ve haberleşme için: oglak@oglak.com

Polisiye romanın uzun hikâyesi [Zaman]

Yorum Yapın